Güncel

GÖRÜŞ - Trump kaosu ve Türk-Amerikan ilişkileri

Trump başkanlık yarışına girdiği sırada hiçbir siyasi tecrübesi bulunmadığı gibi, Amerikan siyaset yelpazesinin aşırı sağından başka siyasi bir tabanı da yoktu. Korkulan oldu ve Trump'ın siyasi bir ağa sahip olmaması personel tercihleri konusunda felaketlere yol açtı ve bunun en doğrudan neticesi ise Trump yönetiminde daha önce eşi benzeri görülmemiş derecede fireler verilmesi oldu - Bu yokluğun ikinci neticesi ise Trump'ın ilk yaptığı personel tercihlerinin başarısız olarak sahneden inmesi üzerine, Cumhuriyetçi Parti'nin Washington ağından yerleşik unsurların yeniden sahnede boy gösterecek fırsatları yakalaması oldu - Fakat bunca kargaşaya rağmen, hiç kimse Trump'ın yakınlarda gideceğini beklememeli. Bütün bu histerinin ve abartıların ötesine bakıldığında, Trump'ın Beyaz Saray'dan ayrılması, vukuu an meselesi bir şey gibi görünmüyor. Cumhuriyetçi Parti Kasım seçimlerinde Kongre'nin her iki kanadında da üstünlüğünü muhafaza edebilirse, Trump'a normal süresinin sonuna kadar görevde kalacağına dair adeta bir garanti verilmiş olacak - Trump'ın Türk hükümetiyle ve rahip Brunson'ın tutukluluk halini devam ettiren Türk yargısıyla meşguliyeti ancak iki hafta sürebildi. Türk liderliğini zorbalıkla bezdiremeyeceği ve Türk ekonomisinin liraya zarar vermeye yönelik aşikar bir siyasi girişimden sağ çıkacağı da kendisine ayan olunca Trump hızla başka konulara yöneldi - Fakat özellikle Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın ve Başkan Yardımcısı Mike Pence'in kendisine Türkiye'yle ilgili iğvalar vermeye devam ettiğinden emin olabileceğimiz için, bu aynı kaosun şu anlama geldiğini de söyleyebiliriz: Trump hemen hiçbir uyarıda bulunmadan, fevri bir şekilde yeni bir saldırı başlatabilir - Trump büyük ihtimalle en az iki sene daha başkan kalacağı için, ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında büyük bir değişim bekleyemeyiz

Güncel

ANALİZ - ABD dış politikasında Bolton dönemi ne getirecek?

Trump’ın yeni ulusal güvenlik danışmanı John Bolton ve ABD’nin yeni dışişleri bakanı Mike Pompeo ile birlikte dünya siyaseti oldukça çalkantılı yeni bir döneme girmiş görünüyor - Bolton atamasıyla radikal dış politika ajandasını sahada tatbik edecek yollara ulaşan Trump, Kudüs ve İran kararıyla da Ortadoğu’yu hemen derin bir krize soktu - Bolton’a göre Amerikan çıkarları, içeride liberalleri, dışarda ise Kuzey Kore’nin nükleer cephanesini, İran’ın “şeytani” rejimini durdurmaktan, BM ve Avrupa’nın “şımarık” diplomatlarına hadlerini bildirmekten geçiyor - Pentagon, ABD’nin Suriye ve Irak’tan çekilmesi şöyle dursun, “seçkin” subaylarıyla bölgenin toplumsal yapısını dönüştürmesi gerektiğine inanırken, Bolton için Suriye ve Irak, yaklaşmakta olan büyük İran müdahalesi için taktik bir platform - Trump, tercihlerini sorgulayıp, kendisini dizginlemeye çalışan alternatif sağdan bıkmış durumda. Bu gruplardan İran ve Kuzey Kore gibi netameli dış politika başlıklarında beklediği desteği bulamayan Trump, Bolton/Ricardel ile yeni arayışlara girmiş görünüyor - Bolton’ın ajandasını uygulamada ne kadar başarılı olacağını kestirmek zor. Ancak geçmiş iyi bir kılavuzsa, hukuk tanımaz bir avukat olarak radikal ajandasını uygulamada şansının yüksek olduğunu söylemek lazım